BODY POSITIVITY: Bedeninle Kurduğun İlişki Hazzını Nasıl Etkiliyor?

BODY POSITIVITY: Bedeninle Kurduğun İlişki Hazzını Nasıl Etkiliyor?

Son yıllarda sıkça duyduğumuz bir kavram var: body positivity, yani beden olumlama. Ama bu kavram çoğu zaman yanlış anlaşılıyor. Sanki herkes her gün aynaya bakıp bedenine hayran olmalıymış gibi. Sanki bedenini sevmek bir zorunlulukmuş gibi. Oysa gerçek çok daha basit ve çok daha insani.

Body positivity bedenini her an sevmek değil, onunla barış içinde yaşayabilmektir. Kişilerin bedenine karşı şefkatle ve saygıyla yaklaşması gerektiğini savunan bir yaşam felsefesidir.

Beden olumlama, sadece fiziksel ve estetik bir mesele değil. Evet toplumun dayattığı kusursuz güzellik standartlarına karşı bir duruş sergiler, ama bir yandan da beden algısını iyileştirir. İşte tam da burada "zevk" devreye giriyor. Çünkü haz aslında en saf haliyle, bedeninle kurduğun ilişkinin bir yansıması.

Bu ilişkiyi keşfetmenin en doğal yollarından biri ise bedenine zaman ayırmak, onu farklı dokunuşlarla yeniden tanımak. Bunun için L'infini koleksiyonları sana ilham verebilir.

Peki sen, bedeninle arandaki ilişkiyi hiç düşündün mü? Sadece aynada ne gördüğünü değil, kendi bedenini ne kadar hissedebildiğini... gerçekten düşündün mü?

BEDEN ALGISI ÖĞRENİLEN BİR DİLDİR

Beden algısı -ya da bir diğer adıyla beden imgesi- kişinin bedenini nasıl deneyimlediğidir. Bedenimiz ile kurduğumuz ilişkinin yapısı, beden algısının temelini oluşturur. Duygular, düşünceler ve inançlar da beden imgesini şekillendirir.

Bedenimizle kurduğumuz ilişki doğuştan gelmiyor. Zamanla öğreniliyor. Yaşadığımız toplum ve içinde bulunduğumuz kültürel yapı da, beden algımızı fazlasıyla etkiliyor. Çocukluktan itibaren “oranı kapat”, “böyle görünmemelisin”, “daha iyi olabilirsin” gibi cümlelerle büyüdük. Çoğumuz bedenimize iyi davranmak yerine onu düzeltmeyi, karşılaştırmayı ve yargılamayı öğrendik. Hissetmeye değil, kontrol etmeye çalıştık.

Haliyle bir noktadan sonra da kendimizi sürekli değerlendirmeye başladık. Daha düz bir karın, daha pürüzsüz bir cilt arzuladık. Tüm bu “daha”ların arasında kaybolduk ve bedenimizle kurduğumuz ilişki yavaşça değişti. Bedenimizi özel kılan küçük detayları bile zamanla bir problem gibi algıladık. Oysa beden, çözülecek bir problem değil, deneyimlenecek bir alan olmalı.

Bazen bu deneyim, küçük bir dokunuşla başlar. Kendine alan açtığında, masaj yağları eşliğinde bedenini hissetmenin ne kadar katmanlı olduğunu fark edebilirsin.


NEDEN YANLIŞ ANLAŞILIYOR?

Body positivity genellikle şöyle anlatılıyor: “kendini sev”, “bedenini sev”, “iyi hisset”.

Fakat gerçek hayatta işler böyle ilerlemiyor. Bazı günler kendimizi iyi hissetmeyebiliriz. Canımız sıkkın, modumuz düşük, moralimiz bozuk olabilir. Belki aynaya bile bakmak istemeyiz ve bedenimizle bağ kuramayız.

Ve emin ol, bu tamamen normal.

American Psychological Association tarafından yapılan çalışmalar, beden algısının sabit bir durum olmadığını; duygulara, deneyimlere ve sosyal etkileşimlere göre değişen bir süreç olduğunu gösteriyor.

Bedeninle kurduğun ilişki mükemmel olmak zorunda değil. Ama daha yumuşak, daha yakın ve daha gerçek olabilir. Bedenini düzeltmeye çalışma, onu yaşa. Çünkü o, seninle birlikte değişir. 

Kendine ne kadar yakınsan, bedenini ne kadar yargısız hissedebiliyorsan, haz da o kadar akışkan olur. Ama eğer kendinle aranda bir mesafe varsa; onu sürekli izliyor, kontrol ediyor ve değerlendiriyorsan... bedenin orada olsa bile, sen tam olarak orada olamazsın.

Bu mesafeyi kapatmanın yolu çoğu zaman bedeninle yeniden temas kurmaktan geçer. Eğer bir desteğe ihtiyaç duyuyorsan, vibratörler veya mastürbatörler seçkimize göz atabilirsin.


BEDENİNLE İLİŞKİN HAZZINI BELİRLER

Bedeninle kurduğun ilişki, hazla düşündüğünden çok daha doğrudan ve derinden bağlantılı.

Sexual Health Research tarafından yapılan araştırmalar; pozitif beden algısına sahip bireylerin ve bedeniyle daha barışık olan kişilerin, cinsel deneyim sırasında daha rahat olduğunu, cinsel haz ve tatmin düzeylerinin daha yüksek olduğunu gösteriyor. 

Çünkü haz, sadece dokunuşla ilgili değil. Zihnin verdiği izinle ilgili. Aslında sorun bedenin kendisi değil, bedenle ilgili düşünceler. Yani esas mesele nasıl göründüğün değil, kendini nasıl algıladığın.

Bedeninden memnun olmadığında, kendini sürekli izlediğinde, “nasıl görünüyorum” diye düşündüğünde ya da bedeninin belirli yerlerini saklamaya çalıştığında... haz kesintiye uğrar. Hissetmek zorlaşır. Kaygılar artar.

Bedenine yaklaştığında ve onu yargılamadan, düzeltmeye çalışmadan, sadece hissettiğinde... her şey değişmeye başlar. Zihin susar; gevşemek kolaylaşır, dokunuşlar daha net hissedilir, haz daha erişilebilir hale gelir.

Haz denince akıllara gelen ilk 3 şey: iyi olmalı, doğru yapılmalı ve karşı tarafı memnun etmeli. Sanki ulaşılması gereken bir hedefmiş veya ölçülebilir bir şeymiş gibi. Ne saçma, değil mi?

Haz, bir performans değildir. Bedeninle, kendinle ve hislerinle kurduğun bir yakınlıktır. Ve bu deneyim başkasıyla başlamaz. Kendi bedenini tanımakla başlar, onu yargılamadan hissetmekle. Olduğu gibi kabul etmekle. Neyi sevdiğini, hangi dokunuşun sana iyi geldiğini ve ritminin ne olduğunu bilmek, hazla kurduğun ilişkinin temelidir.

BEDEN OLUMLAMA NE İŞİMİZE YARAR?

Beden olumlamayı çoğu zaman duygusal bir hareket gibi düşünüyoruz. Sadece kendini iyi hissetmek için var olan bir motivasyon gibi konumlandırıyoruz. Oysa çok daha işlevsel bir tarafı var ve etkileri çok daha somut. Çünkü bedeninle kurduğun ilişki sadece zihninde kalmaz.

Thomas F. Cash, The Body Image Workbook kitabında beden imgesini yalnızca bir düşünce değil, düşünceler, duygular ve davranışlardan oluşan bir bütün olarak ele alır.

Örneğin sevişirken ışığı kapatmak istemek, kendini geri çekmek veya tam olarak gevşeyememek gibi davranışlar bedenle ilgili inançların sonucudur.

Beden olumlama tam olarak burada işe yarar. Bedeninle kurduğun iç diyaloğu geliştirir. Kendine nasıl baktığını, kendini nasıl gördüğünü, kendinle nasıl konuştuğunu ve kendine nasıl yaklaştığını dönüştürür. Gündelik hayatına, seçimlerine ve deneyimlerine sızar.

Seni bir anda “kendine aşık” etmez elbette ama sana, kendini sınırlamayı bırakma ihtimalini verir. Bu küçük gibi görünen değişim, deneyimlerinin kalitesini doğrudan etkiler. Ve en önemlisi de, kendi bedeninin içinde daha rahat olmayı öğretir.

Thomas F. Cash’in çalışmalarında vurguladığı bir başka nokta şu: beden imgesi değiştiğinde, sadece düşünceler değil, davranışlar da değişir. Bu da doğal olarak hazzı dönüştürür.

KENDİ BEDENİNİ KEŞFET

Söz konusu "beden" olduğunda, bize öğretilenlerin neredeyse tamamı, dış görünüş ile alakalıydı. Fakat maalesef bedeni nasıl hissetmek gerektiği hiç anlatılmadı. Bedenini tanımak, ona dokunmak geçmişten günümüze uzanan büyük bir tabu. İşte bu yüzden birçok insan için beden, hem çok tanıdık hem de çok yabancı.

Kendi bedenini tanımak, ona dokunmak, onu keşfetmek çoğu zaman ayıplandı. Hatta bunun hakkında konuşmak bile kısıtlandı. Gerçek şu ki, bedeninle kurduğun en dürüst ilişki, onu keşfettiğinde başlar. Kendi bedenini keşfetmek onu analiz etmek değil, onunla bağ kurmaktır. Bedenle bağ kurmanın yolu, yargısız farkındalıktan geçer.

Bir konuyu netleştirelim: bedenini keşfetmek sadece cinsellikle ilgili değildir. Ama cinselliği doğrudan etkiler. Çünkü neyi sevdiğini bilmeden, neye nasıl tepki verdiğini anlamadan, haz çoğu zaman dışarıdan beklenen bir şeye dönüşür. Başkasıyla yaşanan haz da özünde; bedenini tanımak, kendini anlamak, sınırlarını keşfetmek, arzularını fark etmek üzerine kuruludur.

Keşif yolculuğuna bir dokunuşu fark ederek, nefesini hissederek ya da bedeninin verdiği tepkilere dikkat ederek başlayabilirsin. Atacağın ilk adım; bedeni gözlemlemek değil, deneyimlemek olmalı. Dikkat edersen bu iki eylemin arasında çok önemli bir fark var. Gözlemlerken dışarıdasın, deneyimlerken ise içinde.

Zamanla fark edeceksin ki, aslında bedenin sana sürekli bir şeyler anlatıyor. Sen yeter ki onu dinlemeyi bil. Artık bedenin senin için bir “engel” değil, bir "deneyim alanı" olacak. Bu keşif süreci, seni daha gerçek yapacak. Ve zevkin en saf halleri, bu gerçeklikte ortaya çıkacak. Çünkü haz mükemmel bir bedende değil, içinde mutlu olabildiğin bir bedende mümkün!

Yorum yap

Yorumlar yayınlanmadan önce onaylanmalıdır.

Bu site hCaptcha ile korunuyor. Ayrıca bu site için hCaptcha Gizlilik Politikası ve Hizmet Şartları geçerlidir.